Göze yabancı cisim kaçtığında ne yapmalıyız?
Kornea gözün ön duvarını oluşturan saydam tabakadır. Tırnak, ağaç dalı, kağıt kenarı, oyuncak gibi cisimlerle kornea sıyrıkları gelişebilir. Matkap, taşlama, çekiçleme gibi atölye işleri yaparken sıçrayan yabancı cisimlerle (demir çapağı) kornea yaralanmaları görülebilir. Bu tür yaralanmalarda şiddetli batma hissi ön plandadır. Genellikle sıçrayan küçük metal parçaları kornea yüzeyine saplanmış ancak derine gitmemişlerdir. Islak bir ortam olduğundan pasları etraf dokulara yayılabilir. Acil tedavi gerektirir, yabancı cismin çıkarılması, antibiyotikli göz damlaları kullanımı ve gözün bantla kapatılması gerekebilir. Daha sonra gelişebilecek enfeksiyonlar yönünden de belli aralıklarla kontrol gerekir. Göze herhangi bir yabancı cisim kaçtığında mutlaka hekime başvurulmalı ve kendi imkanları ile çıkarmaya çalışılmamalıdır. Aksi takdirde ciddi görme kayıpları ile sonuçlanabilen enfeksiyonlar, kornea bulanıklıkları gelişebilir.
Kaynak yaparken göz yaralanmaları
Ultraviyole ışın (UV) hasarı koruyucu gözlük kullanmayan kaynakçılarda, güneşli havada kayak yapanlarda, deniz kenarında, solariumda görülebilir. Yabancı cisim hissi, sulanma ve göz kapaklarında kasılma (spasm) ile karakterize kornea yüzey hasarı gelişebilir (UV keratiti). Çok ağrılı bir durumdur, uygun gözlüklerin kullanılması ile kolaylıkla önüne geçilebilir.
Gözde kimyasal yanık olduğunda (kimyevi maddelerin göze kaçması) ne yapalım?
Kimyasallarla oluşabilen yanıklar göze ait en ciddi yaralanmalar arasındadır. Gözde oluşan hasar az ve geçici olabilir (örn. Sabun köpüğü, saç spreyleri) veya şiddetli ve körlüğe kadar gidebilen etkiler oluşturabilir (alkali ve asit yanıkları). Alkali yanıklar asit yanıklardan daha tehlikelidir. Evde yer ve lavabo temizliğinde kullanılan birçok kimyasal madde alkalidir bu yüzden çok dikkatli kullanılmalı ve çocukların erişebileceği yerlerde bırakılmamalıdır. Sıklıkla kullanım sırasında göze sıçraması veya gözlerin ovuşturulması ile el cildinden göze bulaşma şeklinde olur. Sönmemiş kireç de bina yapı, onarım ve dekorasyon ortamlarında sıkça karşılaşılan ağır alkali yanıklara neden olmaktadır. Asit yanıkları arasında araba aküsü patlaması önde gelen nedenler arasındadır. Kimyasal yanık durumunda hasarı azaltmak için yapılması gereken ilk iş hemen gözün bol su ile yıkanmasıdır. Her ne kadar izotonik tuzlu su en iyi seçenek olsa da çeşme suyu da yeterli olabilir. Yıkama işlemi sırasında kapakların açılması gereklidir, kapakların üzerinden yapılan bir yıkama işlemi yeterli olmaz, hasta genellikle gözünü şiddetli batma hissi nedeni ile açamaz bu nedenle anestetik göz damlaları hem hastayı rahatlatır hem de yıkama işlemini kolaylaştırır, kapakları açmak ve daha etkin yıkama yapmak için özel aletlerin kullanılması da faydalı olabilir. Yıkama işleminden sonra acil hekim kontrolü için başvurmak gereklidir.
Halk arasında “Japon yapıştırıcı” olarak bilinen siyanoakrilat yapıştırıcıların göze kaçması durumunda kurumasına fırsat vermeden antibiyotikli göz pomadı bol bir şekilde sürülüp acilen göz hekimine müracaat edilmesi gerekir
Göze yumrukla vurulması gibi künt travmalar ne tür problemlere yol açabilir?
Künt cisimlerle oluşan yaralanmalar daha sıklıkla görülür, parmak, yumruk, dirsek, top gibi sert cisimlerin çarpması sonucu gelişir. Ani darbe sonucu gözün sıkışması ve şekil değiştirmesi göziçi kanamalara ve lensin kesifleşerek katarakt gelişimine yol açabilir. Kanamalar ön kamara (kornea ile renkli tabaka olan iris arasında), gözün arka kısmındaki sıvı (vitreus) veya retina tabakasında olabilir.
Şiddetli künt travmalar göz duvarının yırtılması (rüptür) ile sonuçlanabilir, bu durumda acil cerrahi müdahale gerekir.
Künt darbeler gözün ağ tabakasında (retina) da problemlere yol açabilirler, bu tabakada olaşabilecek yırtıklara bağlı gelişen retina ayrılması (dekolman) acil olarak tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilir. Künt darbeler sonucu retina tabakasının en hassas olan ve ışınların odaklandığı bölgesi olan sarı nokta (maküla) bölgesinde şişme sonucu görme kayıpları da gelişebilir. İlk anda farkına varılmasa da aylar veya yıllar sonra travmanın geç etkileri olan katarakt, göz tansiyonu ve retina ayrılması gibi durumlarla da karşılaşılabilir o yüzden travma olgularında uzun süreli takip de önemlidir.
Delici göz yaralanmalarında ne yapmalısınız?
Taşlama, çekiçleme gibi işlerde çalışırken göze yabancı cisim kaçması önemli bir durumdur, enerjisi yüksek olan küçük metal parçaları göz duvarını delip gözün içine girebilir bu nedenle fazla şikayet vermese de acilen göz hekimine muayene olmayı gerektiren bir durumdur. Yabancı cismin göziçi dokularda yarattığı hasarın yanısıra beraberinde göze giren mikropların neden olabileceği ağır enfeksiyonlar da ciddi görme kayıplarına neden olabilir. Oluşan hasarın tamiri ve yabancı cismin çıkarılması için cerrahi müdahele gerekir.
Delici göz yaralanmaları bıçak, makas gibi keskin cisimlerle veya yüksek hızlı küçük metallerle (örn. saçma, demir parçası) oluşabilir. Ülkemizde sık görülen trafik kazalarında cam parçaları da delici yaralara sebep olabilmektedir, emniyet kemerinin takılması bu tür yaralanmaları azaltıcı rol oynadığı da bilinmektedir. Delici bir yaralanma durumunda göz duvarının bütünlüğünün bozulması söz konusudur ve acilen cerrahi müdahele gerektirir. Yaralanmanın şekline ve olgunun aşı durumuna göre tetanoz aşısı yapılması de gerekebilir.
Delici yaralanma geçirmiş bir göze bası uygulanmaması gerekir, hastanın göz kapaklarını güç kullanarak açmaya çalışmak basıyı arttırabilir ve göziçi dokuların yaradan fıtıklaşmasına neden olabilir.
Birçok göz yaralanmasının çalışırken veya spor yaparken koruyucu gözlüklerin kullanılması ile önlenebileceği unutulmamalıdır.
Yaralı göz ovuşturulmamalı, batan bir cisim var ise çıkarılmaya çalışılmamalı, eski göz merhemleri ve damlaları kullanılmamalı, aspirin ve diğer antiinflamatuvar ilaçlar kanamayı artırabileceği için alınmamalıdır.
|